1931 yılında Kuzey Dakota'nın Schafer kasabasında altı kişilik bir çiftçi ailesi ardında hiçbir iz bırakmadan gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Kasaba halkı derin bir korku ve endişe içindeyken, tüm şüphe okları çiftlikte çalışan sosyopat eğilimli işçi Charles Bannon'ın üzerinde toplanır.
Gerilimin hat safhaya ulaştığı ve adalete olan inancın sarsıldığı bu süreçte, öfkeden gözü dönmüş kasaba topluluğu hukukun işlemesini beklemek yerine adaleti kendi elleriyle sağlamaya karar verir. Film, gerçek bir suç hikayesinden yola çıkarak toplumsal öfkenin nasıl kontrolsüz bir linç kültürüne dönüştüğünü gözler önüne serer.
